| HAVAS (RUKYE) ÝLMÝ |
| Yazar Administrator | |
| Çarþamba, 02 Temmuz 2008 | |
|
HAVVAS ÝLMÝ : HAVVAS' IN ÖZÜ: Havas ilmi genel kanýdaki düþüncelere raðmen sadece harflerin ve sayýlarýn, esmalarýn veya ayetlerin sýrlarýndan, hikmetlerinden faydalanýlarak çeþitli etkiler elde etmek için esmanýn veya ayetin kendisi ya da vefki ve bunlara baðlý harf ve sayýlar ile týlsýmlar kullanýlarak ve bu sistem üzerine kurulmuþ basit bir ilim veya ilmin metodu deðildir. Bu ilimlerin kendisine has özellikleri ve konularý vardýr, bu ilmin kendisi ve lisaný evrenseldir. Bu ilimler ruh ve madde ile canlý ve cansýz ile harfler ve rakamlar ile yýldýz ve burçlar ile nebulalar ve galaksiler ile ses ve renk dalgalarý ile kýsaca kainatta daha geniþi evrende her þeyle baðlantýlýdýr. Bu ilim asýrlardýr gelmiþ geçmiþ alimlerin ve ulemanýn bir sýr gibi gizlediði ve açýkça öðretmediði ve öðretmekten de çekindiði vebal altýnda kalmaktan korktuðu ilimlerdendir. Bu ilimler de baþarýlý olmanýn ve zarar görmeden ilerlemenin bazý þart ve usulleri vardýr. Havas ilmini bilmek ve öðrenmek için önceden bilinmesi gereken kurallar ve önemli noktalarý sýrasý gelince özet olarak anlatmaða çalýþacaðýz, ama bundan önce bilinmesi gereken bu ilim yýldýzlar ilminden bilinen veya bilinmeyen sýrlarla alemi semalardan gelmiþtir. Bu ilim insanlardan önce yani arz oluþmazdan evvel ruhani alemlerde mele küt ve cinler aleminde bilinen ve kullanýlan birçok gizlilikleri, esrarý ve acayipliði içinde gizlemiþtir. Yaþamýþ olduðumuz bu maddi alemin yasalarý ve fiziksel oluþumlarý manevi alemlerin etki ve yasalarýyla meydana gelmektedir. Bu ilmin kullanýlýþý melekler ve cinlerden sonra çok eski kavimler ve uygarlýklar tarafýndan kullanýlmýþtýr bu manevi yasalarý öðrenip etkilerine göre gerektiði þekilde uygulamýþlardýr. Ýnsanlar bu bilgileri çok çeþitli yollardan elde etmiþlerdir. Hatta kimilerine göre mana aleminden gelen varlýk veya varlýklar bazý insanlara bu ilmi ve kullanma metodunu öðretmiþlerdir. Bu anlattýðýma örnek; Bakara süresi 102. ayetinde olan Harut ve Marut isimli iki meleði örnek olarak verebiliriz. Gerek ruhani varlýklar veya cinlerin bildiði kelamlar, bizzat insanlar için indirilmiþ kutsal kelamlarý veya esmalarý gizlemek ya da rumuzlamak amacýyla çeþitli þekiller, çizgiler veya týlsýmlardan oluþan birtakým sayýlarla sembolleþen vefkler ve týlsýmlar oluþturulmuþtur. Bazen de sýrf sayýlar kullanýlarak bu ilim de çok çeþitliliklerle beraber çeliþkiler de görülmektedir. Zýtlýk veya yanlýþlýklar ise bu ilimler kaynaðýndan öðrenilmeyip kolaycýlýk (Kopyacýlýk) yolu seçilmiþtir. Günümüzdeki kitaplar da görülen veya kullanýlan týlsýmlar yanlýþ zaman veya yanlýþ mekanlar da þart ve kaidelerine riayet edilmeden yazýlýp hazýrlandýðýndan yapýlan bir iþin çoðu zaman neticeye ulaþmadýðýný görürüz. Bir de iþi karýþtýran esas mesele bu týlsým, sembol veya yazýlarýn ilahi isimler ve semboller olmayýp cinler, periler veya ruhani varlýk isimlerinden olduðu ibarettir. Veya çok daha iyisi melek üt aleminden bir melek ismi olduðudur. Dikkat edilmesi gereken hususlardan biri de þudur: Týlsým yazarken eskilerin kullandýklarý diller ve yazýlar çok eski kavimlerin dillerine göre yazýldýðý için günümüze gelene kadar bir çoðu unutulmuþ bir çoklarý da tahribatlara uðratýlmýþtýr. Bu uygarlýklara ve dillere örnek olarak Mu uygarlýðý Atlantis kavimleri ve eski kipti ýrký ile eski Ýbranice,eski Süryanice ve eski Arapça nýn bazý lehçeleri ve eski Mýsýr yazýlarý, lehçeleri ve alfabeleri ki; bugün bunlarýn bir çoðu unutulmuþtur. Ve daha sonra esma ve ayetlerin manevi etkisini kullanma halidir ki; bu da bazý þartlara baðlýdýr... Bunlar da özet olarak esma ve ayetlerin anlam ve etkilerinin kudretini bilmektir. Bu halde kendi içinde guruplamaktýr. Bunlarý da þöyle özetleyelim; esma veya ayetin bilinen anlamýnýn yanýnda bir de batýný (gizli) anlamlarý vardýr. Bunlar etki olarak farklý sonuçlar verirler ve sen bilmelisin ki; Kuran ý Kerimin anlamýnýn anahtarýný yüce Allah (c.c.) peygamberleri ve onun evliya kullarýna ve rahmani olan meleklere lütfetmiþtir. Þimdi bunu sana biraz daha açayým þöyle ki; sözleri ruhsuz bedenler olarak düþün yani cansýz cesetlerin hali olarak iþte bu cesetlere ruh vermek sözlerin insan dilinden kelam olarak çýkmasýdýr. Ama bu çýkýþýn mertebeleri ve kudretleri farklý farklýdýr. Buna da kelam ilmi derler. Eðer sen hakkýyla dilden çýkan sözlere ruh yüklersen bu durum mecazi anlamdadýr. Bu yükleyiþle onu kudretlendirebilirsen o kelamla amaçladýðýn etkiyi hemen elde edersin. Çünkü kudretlenmiþ ruhlar yani yüklenmiþ sözler etki sahibidirler ve etkileyici olmasýnýn yanýnda etkileyicileri de harekete geçirendirler. Bu sýrlarý sana biraz daha açayým bilmiþ ol ki; bunlarýn þekli ise iç içe girmiþ daireler gibidirler. Yani dairelerden maksat sýrlarýn sýrlarla örtülü olduðunu anlatmak istedim. Bir sýr kapýsýný geçmekle mana alemine geçtiðini zannetme araladýðýn her sýr kapýsýnýn ardýndan yeni bir sýr kapýsý karþýna çýkacaktýr. Bu sýrlar aleminden geçiþ süresince karþýna çýkacak olan bir sürü engeller olacaktýr. Bunlarý aþmanýn yolu baþta ihlas olmakla beraber kuvvetli bir iman yapýsý irade ve teslimiyet gerektirmektedir. Bu geçeceðin sýr kapýlarýný her araladýðýn da baþka bir zaman ve boyuta geçeceksin. Tabi ki; sýrlarý çözmekle bitiremezsin. Bu böylece devam eder gider. Bilmen gereken bilgi sorumluluk yükler ve gizli sýrlar insana her zaman mutluluk vermez. Bu hal vefk ilminde görülür. Þöyle ki; nasýl harf üzere tertip olan vefkler nesneye ve cesede, sayý ile tertip olan vefkler ise ruha ve ervaha, karma olanlar ise her ikisine de etki ederse bu daireler de iç içe her hali kapsar ve halden hale geçirtir. Hal diliyle sana sýrlarý tabir eyler her ilimden birer nebze tattýrýr. Bilmiþ ol ki; rakamlarýn, vefklerin ve çizgilerin ya da týlsýmlarýn ki; bunlar da harf ve rakamdýr. Bunlarýn da kendilerine özgü incelikleri ve hassalarý vardýr. Bunlarýn da cümlesinin sýrlarý sýrlarla gizlidir. Yani özün özünden gelir. Bunlarýn ve cümlesinin þifa, sevgi, nefret, hikmet ve kahriye v.s. ile ilgisi bu türden etkilerledir. Ýþte sana anlatýlan bu havas ilminin özü dediðimiz halin de hali dediðimiz sýrlarla örtülü sýrlar dediðimiz hikmet ve ilim ve marifet ile ervahýn ve büyük zatlarýn öðrenilen ve öðretilen esma ve ayetlerle harflerin, sayýlarýn, burçlarýn, yýldýzlarýn, maddelerin, bitkilerin, hayvanlarýn, canlý ve cansýz nesneler üzerinde etkileriyle insanlar üzerinde dahi nebat ve hayvanata karþý þifa ve sevgi, nefret ile hassalarýný inceler ve ayrýca öz olan ilim de; mevsimlerin belli mekanlarýn, kara parçalarýnýn, denizlerin ve ruhani alemlerdeki varlýklarýn, cinlerin, perilerin ve meleklerin etkili güçlerini ve ilahi bazý güç ve kudretlerin rica yada minnet edilerek þifa, sevgi ve nefret etkisi ile ve bunun dýþýnda kalan halleri elde etmek için öðrenilen hallerdir. Bu ilimler de bir de ebced ile baþlayýp cifir ile devam eden ve ismi harf ilmi olarak bilinen ledün ilmi ve hal ilmi ile birleþen ve bunlarýn tamamýnýn özünü kapsayan özün özü dediðimiz sözün sýrrý gelir. Ehli isen dinle marifetten hikmet eyle velakkin bu anlatacaklarým öyle kiþiler içindir ki; onlar anlatacaklarýmýzý anlar ve de hakkýyla uygular. Bu yazdýklarýmýzý kavramaya çalýþ basit bir ilimmiþ gibi yýrtýp atma anlatacaðým þeyleri anlatmam tabi ki olanaksýz. Çünkü boynumuzda vebal olur,anlayan olur anlamayan olur, nasihate uyan olur uymayan olur, ehli olana kapalý kapý yoktur, kalbi saim olana rumuza gerek yoktur. Bu anlatacaðýmýz olaylarýn gerçekleþmesi ile deðil olaylarýn olacaðý zamanlarýn yaklaþmasýyla anlayacaksýnýz. Biz bu imajlarý ve manalarý sisle kaplý bir vadiye daðýttýk ama bu gerçekleri ruhsal saflýða ve hikmete ve marifete ulaþmýþ mütevazi insanlardan saklamadýk hatta açýkça anlattýk. Hele nur yüzlü insanlardan hiç saklamadýk. Yüzünde nur olanýn kalbinde hikmet pýnarlarý vardýr.Kalbe akan ilhamlar beyinde inkiþaf eder, ruhunda ilim deryasýna dönüþür. Sen o derya da bir gemi aklýn ve vicdanýn da kaptanýn olur ve bunlar ruhun da ve ruhun da Ruhu Sultanda son bulur. Kendine kaptan yaparsan nefsini yolculuðun ve seyrin Þeytan ile birlikte yok olur. |
|
| Son Güncelleme ( Çarþamba, 02 Temmuz 2008 ) |